Yükleniyor...

 

Yöresel Haberler
DOĞA KATLİAMINA İSYAN ETTİ (22.02.2011 - 13:09)

İstanbul Trabzon Dernekler Federasyonu Başkan Yardımcısı Hüseyin Ayaz memleketi Of’ta yaşanan doğa katliamına tepki göstererek şu açıklamalarda bulundu…

ayaz-1.jpg

“Kelimenin Tam Anlamıyla Doğa Katlediliyor. Bizleri Uyuttular Of İlçemizin  Baltacı Deresini ve Vadisini Katlettiler”

Derelerimize Sahip Çıkalım. Ama Nasıl.?

 

İçimizden Parçalıyorlar

Hüseyin Ayaz her zaman olduğu gibi yine ziyaret için köyüne gitti.Bu kez ziyaretinin nedeni dermansız hastalara derman olmak amacıyla doğal ürün toplamaktı.

Yaylalarda yolların kenarlarında yetişen tip dünyasının asrın tedavisi olarak adlandırdığı lıgarba-likapa, yabanmersini bulabilmek için çıktığı yayla yollarında karşılaştığı katliam manzarasıyla adeta yıkılan Of aşağı kışlacık köyü derneği onursal başkanı Trabzon dernekleri federasyonu genel başkan yardımcısı Hüseyin Ayaz gördüklerine inanmak için çok zorladı kendisini ama inanamadı.

Ömrünü Sivil Toplum Kuruluşlarına adayan bizlere yazıklar olsun gurbet ellerde tutunabilme mücadelesi verirken Allahın bizlere bahşettiği atalarımızdan yadigâr olarak bizlere hiç bozulmadan emanet bırakılan doğa harikası dere vadilerimize sahip çıkamadık. Üstümüze ölü toprağı serpip, gözlerimizi boyayıp adeta gözlerimizi kör ederek bizleri uyutup doğamızı mahvetmişler.

Geleceğimiz Dinamitleniyor

Derelerimize adım başı bir makine parkuru kurdular.İlk olarak eline bir ağaç motoru alan ağaçları kesiyor ardından dinamitler dağları dağıtıyorlar. Hazırda bekleyen makinelerle deliyor, kırıcılarla kırıyorlar.

Deliciler deliyorlar açtıkları tünellerden malzeme çıkarıyorlar. Çıkan malzemeler ormanı katlederek oluşturdukları alanlara kurulan taş ve maden kırma tesisi kuruyorlar.

Burada işledikleri malzemeyi çakıl kum olarak beton yapıyorlar bütün bunlarla elde ettikleri betonlarda her tarafı beton yığını haline getiriyorlar.

Kıramadıkları kayaların büyüklerini granit yapmak için parçalıyorlar.Tüneller yapılıyor ama yapılan tünellerin başını kimseye göstermiyorlar. Ucunun nereye çıkacağını insanlar ancak tahminle yorum yapıyor. Dere boyu yabancı plakalı araçlar ve insanlarla doldu taştı.

Of baltacı deresinin geçtiği hayrat Yeniköy köyü ile kemer çayırı arasındaki 10 km’lik kısmın tamamı şantiye alanı olmuş.Kimi yukarı, kimi aşağı, kimi ise tünelin içinden gidiyor.

Bir taraftan yeni kazılacak ormanlık alanların çam ağaçları kesiliyor diğer taraftan yeni künkler döşenerek yeni katledilecek yerlere araç yolları yapılıyor. Kelimenin tam anlamı doğa katlediliyor. 

Bunun Adı Bölgeye Yatırım mı.? Katiam mı.?

Yetkililer, HES yatırımı diye bölgeye başlatılan bu çalışmalar hakkında bölge halkına ve sivil toplum kuruluşlarına, hiç kimseye bir bilgi vermeden, hiç bir görüş ve öneri almadan, çevre ve orman yasasına bakmadan, canlı cansız demeden, tamamen doğayı hiçe sayarak dereleri vadilerle doğal yaşamı hukukla beraber katlediyorlar

orman-2.jpg

Herkes Gaflet Ve Delalet İçinde

Sivil Toplum Kuruluşları yöneticileri olanı biteni gaflet ve delalet içinde seyrediyorlar.Bölge halkı şantiye alanına dönüşen dere yataklarında olanı biteni şaşkın gözlerle izliyor ne olduğunu bilmiyorlar, anlamıyorlar.

Devletin büyüklüğünü o kadar damarındaki kana kadar kabullenmiş bölge halkı neyin ne olduğunu sormaya dahi gerek görmüyor.  Oysa yapılanlara bakıldığında tıpkı hayvanlar âlemi gibi kimi avını ayarlıyor, kimi tuzak kuruyor, kimi kovalıyor, kimi ayaktan yere indiriyor, kimi kesiyor, kimi parçalıyor ve sonunda leşin kokusunu alan gözü dönmüş menfaatçiler koşarak bir pay alıyor.

Dağ Yolunda Adım Başı Şaşırtmaca Tabelalar

Sorumlu oldukları yapılan işin adını belirten hiçbir tabela kullanmayan veya kullandırılmayan yüklenici firma veya şahıs işletmeciler,Şantiye alanı boyunca yolun hem sağında hem de solunda o kadar çok farklı farklı anlamlı ve anlamsız o kadar çok trafik işareti ve insanların içini okşayacak levhalar koymuşlar ki; İnsan, 17 milyon kişinin yaşadığı İstanbul gibi metropol bir şehirde metrobus inşaatı çalışmasında bile bu kadar tabela kullanılmadığını düşünerek günde birkaç aracın kullandığı bu dağ yoluna acaba seyahat eden yolcular sağa sola bakmasın, doğada yapılan katliamı görmesin, acılan tüneller nereye çıkacak diye merak etmesin, görmesin diye mi.? konulduğunu düşünmüyor değil.

Bu Kazılar Nereye Kadar Vatandaştan Ne Kaçırıyorlar

Bir şey söyleyen yok.İşin adını keşfini, süresini, ihaleyi yapan kurum, yüklenici, kontrolü, firması hiç biri yok. Halktan her şeyi kaçırıyorlar, kaçırılıyor.

Derelerin Özgürlüğü Şöyle Dursun Dereleri Katlettiler Büyük Konuşanlar Nerede.?

Yıllardır dereler özgür aksın diyen farklı farklı görüşün insanını temsil eden siyasi ve sivil toplum kuruluşlarının mensuplarına çok uzun cümle soy adlarla kendini taktım eden bu akrabalara yıllarca insanlara dağ kanunu diyerek devletin arazisini işgal edip aşağı kısımda yaşayan insanları yukarıya bakmalarına bile müsaade etmeyen şimdi burnunun dibinde olan katliamı göremeyenlere ne oldu.?

Neden sindirildik köylerimize veya evlerimizi yapmak için 50 torba çimento mu aldık.?yoksa müteahhide köyümüzün her hangi bir ırmak köprüsünü mü yaptırdık.? tahribata başlamak için kesilen o uzun çam ağaçları mı pay ettik.? Dereler özgür akması bir kenara kalsın dereler şantiye alanı oldu ne ekosu kaldı ne doğası ne de can suyu. İnsanların değil hayvanların da doğal yaşamları ortadan kaldırıldı. 

İşte Dağ Kanunu Buna Derler

Hayrat, Yeniköy’den başlayan doğa katliamı adım başı bir şantiye kiminde tünel kazılıyor,kiminde yol acılıyor, kiminde mıcır ocağı, kiminde granit ocağı, kiminde kum ocağı, kiminde taş ocağı, bir alemdir devam ediyor işte dağ kanunu buna derler..

Gök Kuşağı Artık Baltacı Deresinden Su İçmeyecek

Yıllar önceye türkü olan; “Gök kuşağı su içer baltacı deresinden”türküsü maziye kalıyor. Baltacı deresinden; değil gök kuşağı, hayvanlar bile su içemeyecek…

Dereler Sahipsiz Ve Öksüz

Suların Bakanlığı Olsaydı Böyle Olur muydu.?

Yöneticiler ve Halk Olarak Gaflet Dalalet İçinde Olduk. Hıyanet İçinde Olmayalım..!

Kaynak : BMD

Bu Habere Yapılan Yorumlar
Bu Habere Ait Kayıtlı Yorum Bulunamadı.
Yorum Yapın
Misafir :